"herşey dönüyor ve kendi etrafindaki tüm masumiyeti yok ediyor.cehennemi sevmekten ba$ka elimde insanca kalan ne var ki...cehennemi ruhu hala ü$üyenler için istiyorum.kendi kötülügümü...
. . . Susuyorsun. Gözlerini göğe, olmayana dikiyorsun. Ve artık ağlıyorsun. Süt renginde süt kokulu damlalar düşüyor gözlerinden. Düştüğü yeri temizleyen... Gelinliğin kırmızı ve yeşilden...
ellerimde gözlerinin izi keskin ve karanlık kırık cam parçalarından yağmur damlaları düşüyor saçlarıma tuzlu bir tat ter değil kan belki bilincim açık gittiğinin farkındayım bekliyorum kan kokusu yoğunlaşıyor annemi anımsıyorum mine'yi... seni... susuyorum anımsayışların sen halini alıyorum...
Uzun kıvrımlı bir yol süzülüyor gözlerimde birikmiş yaşlarla birlikte. Susuyorum çünkü söylenesi tüm sözleri bitirmişiz. Susuyorum çünkü istanbul masumiyet üzerine yazılı bir ağlama...
Yerçekimli Karanfil Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi Bir ağaç işliyor tıkır...
"Yalnızca bir kez konuştu Sfenks,"Bir kum tanesi çöldür, çöl de bir kum tanesi." Bunu söyledi ve tekrar sustu. Bir daha hiç konuşmadı. ...
ÇOCUKSUN SEN / I Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim...